
:/
.
.
A Clock is a machine with huge and small rotors locked to each other. Some of them is needed to turn right while the others to the left, naturally. There is no need to add any additional pieces to make it work. In case of doing so, it breaks down.Well, a system or a regime- call whatever you want- may look like a clock. Because, it has the same rotors in itself. Some of them turns left in order for the others to go right. Without the left -or right- handed, you are unable to create right -or left- handed. Obviously, it needs both of them to run just like a clock. Any additional action -effect or impact- from the outside would probably break it down, make it collapse. That is why the ”outsiders” cannot be tolerated and that is why, it always needs to have ”other side” from the inside just to work like a ”clock”. Tick tock tick tock.
__Bir çağ, birçok yüz yıldan meydana geliyor; bu, ilk okullarda öğretiliyor. Ancak yine de sorulabilir: Yüz yıl mı, yoksa çağ mı daha uzun? Bu soruyu şöyle cevaplandırmak mümkün; orta çağ zamansızdır, kısa, fakat yeni çağ uzun. Orta çağ, kendisini, tekrarlayan eylemlerle sürdürüyor.
Dünya, yirminci yüzyılın orta çağını yaşıyor. Kanıtları pek çok, bazısını sayabilirim. Orta çağ, Arap dünyasıdır. Simdi dünya arabesk çizgileri yaşıyor. Orta çağda imalât var; üstelik uluslararası ticarete konu olan imalât sanayii var. Grand Industry, yünlü dokuma sanayii, orta çağın önemli etkinliklerinden birisi. Fakat bütün bunlara karsın, orta çağ, tüccar dönemidir. Tüccar, önde geliyor. Yünlü dokuma sanayiinin de, uluslararası ticarete konu olması, nerede ise orta çağda imalât sanayiinin olmadığı izlenimini veriyor. Tüccar şimdi de ön plana geliyor.
Din egemendir. Orta çağda dünya iki dini merkez arasında çatışma etrafında dönüyor. Parçalı ve birbirinden kopuk adacıklardan oluşan yeryüzünde din, tek birleştirici olmaya çalışıyor. İki merkez olduğu için çatışma da var.
Orta çağ tarihçileri pek şaşırırlar; Orta çağ, bir yeteneksizler yönetimidir. Tarihçiler, Orta çağda yönetime gelmiş kişilerin yeteneksizliği, ikiyüzlülüğü, aptallığı nedeniyle pek çok şaşırırlar. Hep, yeteneksiz, iki yüzlü yöneticilerin bildikleri, tarihin sayfalarından kaçan ve bütün eksikliklerini bir üstün yetenekleri olduğunu varsayarlar. Başka türlü yeteneksizlerin yönetimini açıklayamazlar. Böyle bir arayışın hiç gereği yok; parçalı, taşralı, kentlerin tekrar köye çevrildiği, ”inanıyorum, öyleyse doğrudur” ilkesinin yönetim dogması olduğu bir dönemde yönetebilmek için yeteneksiz olmak gerekiyor. İnsanın değerlerini silmeyi başaran bir çağda, yetenekli insanların yönetimi mümkün mü?__
İsveçli bilim adamı, gençlerin iyi eğitim almasıyla Türkiye‘nin 2030’da altın fırsat yakalayacağını söyledi. ”Gelişen olaylara göre ya Türkiye, ya Rusya 2050’ye gelindiğinde en büyük olacak. İyisiniz ama enerjide bağımlılık değil, çeşitliliğe önem verin. Bölgesel sıkıntılarınız olacak, komşularınızla ilişkilerinizi mesafeli ve doğru koyun. Milli geliri artırmak ve eşitlikçilik için yatırım yapın. Bunları yaparsanız her yıl yüzde 8 büyüyebilirsiniz.”Gençlerinizi iyi eğitinTürkiye’nin, iyi bir noktaya geldiğini, değerler zincirini iyi koruması gerektiğini ifade eden Rosling, 2030’da demografik anlamda Türkiye’nin altın fırsat yakalayacağını söyledi. Rosling, bunun 2050’ye kadar süreceğini belirterek, “ Mevcut genç nüfusunuzu iyi eğitin, enerjinizi çeşitlendirin” dedi.”Küresel Düşünür” tabirini yeni duymuş olmakla birlikte, adı geçen ”Profesör”ün yaptığı tespitleri ”istatistiki verilere” dayandırmış olmasını da hayretle karşılıyorum. Bahsi geçen önerilerin gerçekleştirilmesi gerektiğini farkedebilmek için ”istatistik gurusu” değil, üniversite 1. sınıf öğrencisi olmak bile yeterli :)
Dünyanın en etkili 100 küresel düşünürü arasında gösterilen ‘istatistik gurusu’ İsveçli bilim adamı Prof. Hans Rosling, Türkiye’nin gelecek 40 yılına ilişkin tespitlerde bulundu.
Geliriniz azYapı Kredi Murahhas Azası ve Genel Müdürü Faik Açıkalın ve gazetecilerle buluşan Rosling, “İstatistikler, yanlışları nasıl gizler?” sorumuza, “İstatistiklerde yanlış ve yalanlardan kurtulmak için olgun göstergeler kullanın, Avrupa hala sizin çocuk sayınızı tam bilmiyor. Çünkü, Türkiye’de hâlâ nüfus kağıdı olmayan çocuklar var” dedi.
İlk geldiğinde Türkiye’nin Hindistan ile Çin arasında yer aldığını dile getiren Rosling, Türkiye’nin ilerlediğini ancak kişi başına gelirin hâlâ az olduğunu bildirdi.
Dünyada Türkiye’nin rekabet edeceği tek ülkenin Rusya olacağını dile getiren Rosling şunları söyledi:
Cast your eye tears on to me
And I’ll show you what you really need
Give too much attention
And I’ll reflect your imperfections
Can’t you see it’s over
Because you’re the God of a shrinking universe
Purposeless survival
Now there’s nothing left to die for
So don’t struggle to recognize
Now the cruelly heart-felt suicide
Can’t you see it’s over
Because you’re the God of a shrinking universe
Yardımımıza koşan o esrarengiz kurtarıcıyı ölümle toparlanma arasında bir yerde buluyoruz. Bu, tamamen insanın kendini onararak yenilemesinden kaynaklanan coşku, neredeyse tam bir ferahlama…O noktada, insan, aynı zamanda bir daha kendine asla ihanet etmeyeceğine yemin ediyor. Ve yine de bu anlaşma, neredeyse evrenin her yerinde, yapıldığı kadar büyük bir süratle çiğneniyor.
Ama ara sıra kendi sözüne saygı duymakla kalmayıp tüm varlığıyla bu sözünü besleyip büyüten insanlar da çıkıyor. İşte bu insanlar, tarihi değiştirecek olanlardır.